Burun Eti Ameliyatı, Konka Küçültme

Burun Eti Küçültme

Burun Eti Küçültme Ameliyatı Nedir? Konka Küçültme Ameliyatı Kimlere Yapılır?

Burun eti (konka), burun içerisinde yer alan havanın ısıtılması, nemlendirilmesi ve filtrelenmesi gibi fonksiyonları olan dokulardır. Burun eti büyümesi diğer adıyla konka hipertrofisi ; burun tıkanıklığı, burun akıntısı, ağzı açık uyuma ve horlama gibi sağlık problemlerine yol açabilmektedir. Burun tıkanıklığı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen, uyku apnesinden kronik yorgunluğa kadar pek çok soruna yol açan ciddi bir sağlık problemidir. Çoğu zaman “burun kemiği eğriliği” ile karıştırılsa da, aslında en yaygın nedenlerden biri burun eti (konka) büyümesidir. Burun eti küçültme ameliyatı lokal anestezi ile gerçekleştirilen ve konka hipertrofisinin radyofrekans veya lazer kullanılarak küçültmesi işlemidir. Operasyon sonrası hastalar burun eti büyümesinin sebep olduğu sorunlardan kurtularak rutin günlük hayatına hızlıca dönebilir.

Günümüz teknolojisi sayesinde, artık saatlerce süren ameliyatlara ve hastanede yatışa gerek kalmadan, sadece 15 dakikalık lokal anestezi altında radyofrekans yöntemiyle bu sorundan kurtulmak mümkündür.

Burun Eti Nedir?

Burun eti (konka), burun içinde yer alan, burundan solunan havayı nemlendirme, filtreleme ve ısıtma işlevlerine sahip dokulardır. Konka, burun içindeki mukus üretimini destekleyerek solunan havadaki toz, polen ve mikroorganizmaları tutar ve akciğerlere temiz hava ulaşmasını sağlar. Burun eti bu fonksiyonları sayesinde burun boşluğunda hava akışını düzenleyerek solunum sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur.

Konka hipertrofisi ya da burun eti şişmesi olarak da bilinen burun eti büyümesi burun içerisindeki havayolunu kapattığından başta nefes alma olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına neden olur.

Burun Eti Büyümesi (Konka Hipertrofisi) Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Burun eti büyümesi, tıbbi adıyla konka hipertrofisi, burun içinde bulunan hava yolunu açan yapılar olan konkalarda aşırı büyüme meydana gelmesidir. Bu durum, burun hava yolunun daralmasına ve burundan rahat nefes alınamamasına yol açar. Burun tıkanıklığı başta olmak üzere, geniz akıntısı, sinüzit atakları, ağızdan nefes alma ve uyku problemleri gibi çeşitli şikâyetler ortaya çıkabilir.

Burun eti büyümesinin sebepleri genetik faktörler, çevresel etkenler veya kişisel alışkanlıklara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Doğru teşhis ve tedavi için Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanı tarafından değerlendirilmeniz önemlidir.

Burun Eti Büyümesinin Nedenleri Nelerdir?

Burun eti büyümesine yol açan en yaygın nedenler şunlardır:

  • Alerjik reaksiyonlar: Polen, ev tozu akarları, hayvan tüyü gibi alerjenlere karşı hassasiyet

  • Mevsimsel alerjik rinit (saman nezlesi)

  • Burundaki kıkırdak veya kemik eğrilikleri (deviasyon)

  • Genetik ve anatomik yapısal farklılıklar

  • Hava kirliliği ve çevresel faktörler

  • Sigara dumanına uzun süre maruz kalma

  • Kronik sinüzit

  • Burun açıcı spreylerin aşırı ve uzun süreli kullanımı

  • Doğumsal veya sonradan oluşan burun anatomisi bozuklukları

 

Burun Eti Büyümesinin Belirtileri Nelerdir?

Burun eti büyümesi, genellikle şu şikâyetlere neden olur:

  • Burun Tıkanıklığı: Tek veya çift taraflı tıkanıklık, burundan nefes almayı zorlaştırır.

  • Nefes Alma Güçlüğü: Özellikle gece yatarken veya fiziksel aktivite sırasında nefes alma sorunları yaşanabilir.

  • Horlama ve Ağızdan Nefes Alma: Burundaki hava akımı daralır ve uyku kalitesi olumsuz etkilenir.

  • Burun Akıntısı: Artan mukus üretimi nedeniyle burunda sürekli akıntı olabilir.

  • Tekrarlayan Sinüzit Atakları: Sinüslerin yeterince havalanamaması enfeksiyon riskini artırır.

  • Baş Ağrısı: Sinüslerde biriken sıvı, basınç ve ağrıya yol açabilir.

 

Burun Eti Küçültme Nedir? Burun Eti Küçültme Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Burun eti küçültme, burun içindeki konka adı verilen kemiksi ve yumuşak dokunun boyutunu azaltmak için uygulanan bir işlemdir. Konka küçültme ameliyatı, bu sorunların çözümü için kullanılan etkili bir yöntemdir.

Burun eti küçültme ameliyatı genellikle lokal anestezi altında yapılan ortalama 10-15 dakika süren bir prosedürdür.

15 dakikada gerçekleştirilen bu modern işlem, hastanın konforu düşünülerek tasarlanmıştır. İlk adım olarak burun içerisine uyuşturucu spreyler sıkılır veya anestezik madde emdirilmiş küçük tamponlar yerleştirilir. Bu sayede burun iç mukozası tamamen duyarsız hale getirilir. Lokal anestezi sayesinde hasta, işlem sırasında herhangi bir ağrı veya sızı hissetmezken, hekimiyle konuşabilir ve süreci takip edebilir.

Anestezi etkisini gösterdikten sonra, özel olarak tasarlanmış radyofrekans cihazının ucu burun etinin içine yerleştirilir. Cihaz, mukoza yüzeyine zarar vermeden doğrudan doku altına kontrollü bir ısı enerjisi verir. Bu enerji, protein denatürasyonu sağlayarak dokunun büzüşmesini ve zamanla vücut tarafından emilerek küçülmesini sağlar. İşlem sonunda tampon takılmasına genellikle gerek duyulmaz ve hasta hemen günlük hayatına dönebilir. Bu işlem, cerrahi müdahaleye kıyasla daha az invaziv olduğu için, az rahatsızlık hissi ve hızlı iyileşme süresi sağlar. İyileşme süreci bireysel olarak değişse de genellikle bir hafta içinde tam iyileşme sağlanmış olur. Küçülen burun eti sayesinde burundan geçen hava miktarı artarak nefes alma problemi ortadan kalkmaktadır. İşlem sırasında kanama minimaldir ve hasta aynı gün evine dönebilir ve rutin hayatına devam edebilir. Şişlik ve rahatsızlık minimal düzeyde olduğu için sık tercih edilen bir yöntemdir.

Diğer tedavi yöntemleri:

  • Lazer ile burun eti küçültme : Lazer ısı enerjisi kullanılarak burun eti küçültülür.
  • Endoskopik cerrahi: Bu yöntemde burun içine yerleştirilen küçük bir kamera ile konkalar görüntülenir ve fazla doku cerrahi aletler yardımıyla çıkarılır.
  • İlaç tedavisi : Kortizonlu burun spreyleri burun etlerinde küçülme sağlayabilir.
  • Tuzlu su ile burun yıkama

Radyofrekans ile Burun Eti Küçültme Hangi Durumlarda Yapılmalıdır?

Her burun tıkanıklığı direkt olarak cerrahi müdahale gerektirmez. Radyofrekans ile burun eti küçültme yöntemi, öncelikle ilaç tedavisine (burun spreyleri, alerji hapları vb.) yanıt vermeyen hastalarda tercih edilir. Eğer burun etleri mevsimsel değil, kronik olarak şişmişse ve bu durum gece horlamalarına, ağız açık uyumaya ve gün içinde sürekli yorgunluğa neden oluyorsa müdahale zamanı gelmiş demektir.

Özellikle alt konka dediğimiz dokuların yapısal olarak büyümesi (hipertrofi), radyofrekansın en başarılı olduğu alandır. Alerjik rinite bağlı olarak sürekli şişip inen dokular zamanla elastikiyetini kaybeder ve kalıcı olarak şiş kalır. Bu gibi durumlarda, burnun hava yolunu açmak ve hastanın konforunu sağlamak amacıyla radyofrekans enerjisinden faydalanmak, cerrahi neşter kullanımına göre çok daha etkili bir alternatiftir.

burun eti küçültme

Burun Eti Küçültme Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Konka küçültme ameliyatı sonrası iyileşme süreci genellikle oldukça rahattır. İlk birkaç gün burunda hafif şişlik, tıkanıklık ve rahatsızlık hissi olabilir. Bu dönemde doktorun önerdiği burun spreyleri ve ağrı kesiciler kullanılmalıdır. İşlem sonrası bir hafta içinde burun tıkanıklığı büyük oranda azalır ve hasta rahat nefes almaya başlar. Tam iyileşme ise birkaç hafta sürebilir.

Lokal Konka Küçültme Ameliyatının Avantajları Nelerdir? 

Konka küçültme ameliyatı, konka hipertrofisinin sebep olduğu burun tıkanıklığını azaltarak daha rahat nefes almayı sağlar. Bu işlem, uyku kalitesini artırır, horlamayı azaltır ve yaşam kalitesini yükseltir. Özellikle alerjik rinit, kronik sinüzit ve septum deviasyonu gibi sorunları olan hastalar için etkili bir çözümdür.

Lokal anestezi ile yapılan konka (burun eti) küçültme işlemlerinin en büyük avantajı, genel anestezinin getirdiği risklerin (bulantı, sersemlik, kalp ve akciğer yükü) tamamen ortadan kalkmasıdır. Özellikle yaşlı hastalar veya genel anestezi alması riskli olan kişiler için bu yöntem hayat kurtarıcıdır. Ayrıca, işlem süresinin 15 dakika gibi kısa bir süre olması hastanın stresini de minimize eder.

Bir diğer avantaj ise maliyet ve zaman tasarrufudur. Hastanede yatış gerektirmez, ameliyathane maliyetlerini düşürür ve hastanın sosyal hayatına ara vermesine neden olmaz. Burun tamponu kullanılmadığı için hastalar işlemden hemen sonra burunlarından nefes alabilmeye (hafif ödem başlayana kadar) devam ederler. Mukozanın doğal yapısı korunduğu için burnun fizyolojik görevlerinde hiçbir aksama yaşanmaz.

Burun Eti Ameliyatı Fiyatları 2026

Burun eti (konka) ameliyatı fiyatları 2026 yılında tercih edilen cerrahi tekniğin modernizasyonuna ve operasyonun gerçekleştirileceği sağlık kuruluşunun donanımına bağlı olarak geniş bir yelpazede şekillenmektedir. Özellikle radyofrekans ile burun eti küçültme gibi ileri teknolojik yöntemler, hastaya sağladığı hızlı iyileşme avantajı nedeniyle 2026 sağlık trendlerinde öne çıkarken; maliyetler üzerinde cerrahın uzmanlık seviyesi ile operasyonun septoplasti gibi ek prosedürlerle kombinasyonu belirleyici rol oynamaktadır. Türkiye’nin sağlık turizmindeki küresel rekabetçiliği sayesinde burun eti (konka) büyümesi tedavisi için sunulan bütçe aralıkları, hem yerli hem de yabancı hastalar için fonksiyonel nefes alma kalitesini artırmaya yönelik erişilebilir ve yüksek standartlı çözümler sunmaya devam etmektedir. Lokal anestezi ile yapılan Burun Eti Ameliyat Fiyatları 2026 yılında Türkiye genelinde ortalama olarak 20.000 TL ile 60.000 TL arasında değişebilmektedir. Burun Eti Ameliyatı Fiyatları 2026 hakkında detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçiniz.

Burun Eti Küçültme Öncesi Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

İşlem öncesinde, hastanın varsa kullandığı kan sulandırıcı ilaçları doktor kontrolünde bırakması veya düzenlemesi istenir. Ayrıca operasyon günü hafif bir kahvaltı yapılması ve burnun iyice temizlenmiş olması yeterlidir. Lokal anestezi altında yapıldığı için genel anestezi hazırlıklarına (aç kalma vb.) gerek duyulmaz.

İşlem sonrasında ise en kritik süreç ilk bir haftadır. Burun içinde oluşan kabuklanmaları önlemek için doktorun önerdiği okyanus suları veya nemlendirici damlalar düzenli kullanılmalıdır. İlk birkaç gün sıcak banyodan, ağır spordan ve çok sıcak yiyecek/içeceklerden kaçınılmalıdır çünkü bunlar damarlarda genişleme yaparak sızıntı şeklinde kanamaya yol açabilir. Burnun sümkürülerek temizlenmemesi, bunun yerine yıkama kitleri ile nazikçe temizlenmesi iyileşme hızını artırır.

Burun Eti Yakılması Sonrası Nasıl Bir Sonuç Elde Edilir?

“Burun eti yakılması” tabiri tıbbi olarak dokunun büzülmesi anlamını taşır. İşlemden hemen sonra burun etlerinde geçici bir ödem (şişlik) oluşması normaldir; bu nedenle ilk birkaç gün burun sanki hiç açılmamış gibi hissedilebilir. Ancak 3. günden itibaren ödemin dağılmasıyla birlikte hasta, hayatında hiç olmadığı kadar rahat nefes almaya başladığını fark eder.

Nihai sonuçta, horlama şikayetlerinde ciddi azalma, sabahları daha dinç uyanma ve koku alma duyusunda belirgin bir iyileşme gözlemlenir. Dokular küçüldüğü için burun içi pasaj genişler, böylece kişi egzersiz yaparken veya uyurken ağızdan nefes alma ihtiyacı duymaz. Bu da boğaz kuruluğu ve farenjit gibi ikincil sorunların da ortadan kalkmasını sağlar.

Burun Eti Küçültme İşlem Sonuçları 2026

2026 yılı, KBB cerrahisinde minimal invaziv işlemlerin altın çağı olarak kabul ediliyor. Yeni nesil radyofrekans cihazları, doku direncini ölçen sensörleri sayesinde sadece gereken bölgeye, gereken miktarda enerji veriyor. Bu sayede “boş burun sendromu” (empty nose syndrome) gibi aşırı küçültme kaynaklı komplikasyonlar neredeyse tamamen tarihe karışmıştır.

2026 sonuç verilerine göre, lokal anestezi ile yapılan konka küçültme işlemlerinde hasta memnuniyet oranı %98’lere ulaşmıştır. İyileşme süreci, doku hasarının minimize edilmesi sayesinde 48 saate kadar düşmüştür. Artık hastalar, öğle arası tatilinde burun etlerini küçültüp, öğleden sonra iş toplantılarına katılabilecek kadar konforlu bir süreç geçirmektedirler.

Burun Eti Radyofrekans Uygulamasının Dezavantajları Nelerdir?

Her tıbbi müdahalede olduğu gibi, radyofrekansın da bazı sınırlılıkları ve dezavantajları olabilir. En önemli dezavantaj, aşırı büyük veya kemikleşmiş burun etlerinde radyofrekansın bazen yetersiz kalabilmesidir. Bu gibi durumlarda “konkaplasti” denilen daha kapsamlı cerrahi müdahaleler gerekebilir. Nadir de olsa, çok alerjik bünyeye sahip kişilerde, yıllar sonra burun etlerinin tekrar büyüme eğilimi göstermesi bir risk faktörüdür.

Ayrıca işlem sonrası ilk birkaç gün oluşabilecek kabuklanma ve hafif burun tıkanıklığı, hastanın sabırlı olmasını gerektiren bir süreçtir. Çok nadiren de olsa işlem sonrası sızıntı şeklinde kanamalar görülebilir. Ancak bu dezavantajlar, geleneksel cerrahinin riskleri (şiddetli kanama, tampon ağrısı, anestezi komplikasyonları) ile kıyaslandığında oldukça ihmal edilebilir düzeydedir.

Radyofrekans ile Burun Eti Küçültme Sonrası Ağrı Olur mu?

Hastaların en büyük korkusu olan “ameliyat sonrası ağrı”, radyofrekans yönteminde neredeyse hiç yoktur. Çünkü işlem sırasında sinir uçları ısı ile uyuşturulur ve mukoza üzerinde herhangi bir kesi yapılmaz. İşlem bittikten ve lokal anestezinin etkisi geçtikten sonra, sadece burun içinde hafif bir dolgunluk, sızlama veya baskı hissi oluşabilir.

Bu sızlama hissi, basit ağrı kesicilerle (parasetamol türevi) kolayca kontrol altına alınabilir. Pek çok hasta, işlemden sonra ağrı kesici içme ihtiyacı bile duymadığını belirtmektedir. Klasik burun ameliyatlarındaki o şiddetli zonklama veya yüz ağrısı bu yöntemde görülmez. Bu konfor, radyofrekansı günümüzde en çok tercih edilen burun eti tedavi yöntemi haline getirmiştir.

Lokal Burun Eti Radyofrekans Yaptıranlar 2026

2026 yılındaki kullanıcı deneyimlerine baktığımızda, “keşke daha önce yaptırsaydım” cümlesi en çok duyulan geri bildirimdir. Sosyal medya ve sağlık forumlarında yapılan yorumlar, özellikle uyku kalitesindeki artışa ve spor yaparken yaşanan performans iyileşmesine dikkat çekmektedir. Hastalar, 15 dakikalık bir işlemin hayatlarındaki bu kadar büyük bir değişikliğe yol açmasını şaşkınlıkla karşılamaktadır.

Yaptıranların ortak görüşü, işlemin korkulacak hiçbir yanının olmadığı ve tamponsuz sürecin büyük bir lüks olduğudur. 2026 kullanıcıları, teknolojik gelişmeler sayesinde operasyonun bir diş dolgusu yaptırmak kadar sıradanlaştığını, ancak etkisinin hayati olduğunu vurgulamaktadırlar. Eğer siz de kronik burun tıkanıklığı yaşıyorsanız, modern tıp dünyasının sunduğu bu hızlı ve etkili çözümle tanışmanın tam zamanı.

Burun Eti Küçültme İçin Yaş Sınırı Var Mıdır?

Burun eti büyümesi (konka hipertrofisi), sadece yetişkinlerin değil, çocukların da yaşam kalitesini düşürebilen bir durumdur. Ancak müdahale kararı verilirken hastanın gelişim süreci titizlikle incelenmelidir. Genel cerrahi prosedürlerde olduğu gibi, burun eti küçültme işlemlerinde de ideal bir yaş sınırı bulunmakla birlikte, bu sınır hastanın şikayetlerinin şiddetine göre esneyebilmektedir.

 

Genellikle yüz gelişiminin tamamlanmaya yaklaştığı 15-16 yaş sınırından sonra kalıcı müdahaleler önerilir. Ancak çocuk yaş grubunda geniz eti ile birlikte görülen aşırı konka büyümelerinde, nefes almayı tamamen engelleyen bir durum söz konusuysa, uzman doktor kontrolünde daha erken yaşlarda da müdahale yapılabilir. 2026 yılı itibarıyla kullanılan minimal invaziv teknolojiler, dokuya zarar vermediği için yaş sınırını daha güvenli bir bareme çekmiştir.

Kimler Burun Eti Küçültme Ameliyatı İçin Uygundur?

Konka küçültme ameliyatı, kronik burun tıkanıklığı yaşayan, nefes alma güçlüğü çeken, alerjik riniti olan ve burun yapısındaki sorunlar nedeniyle burun tıkanıklığı yaşayan hastalar için uygundur. Ameliyat kararı, hastanın şikayetleri ve burun içi muayene sonuçlarına göre uzman bir doktor tarafından verilir.

Radyofrekans İle Burun Eti Küçültme Kalıcı Mı? 

Radyofrekans ile burun eti küçültme kalıcı mı sorusu, kronik burun tıkanıklığından yorulan hastaların en çok yanıt aradığı konuların başında gelir. Bu yöntemin temel prensibi, burun etini (konka) oluşturan yumuşak doku içerisine kontrollü ısı enerjisi verilerek dokuda hacimsel bir daralma yaratılmasıdır. İşlem sırasında oluşan termal etki, doku içerisinde “fibrozis” adı verilen bir sertleşme süreci başlatır. Bu yapısal değişim sayesinde burun etinin eskisi gibi kanla dolarak aşırı şişme kapasitesi kalıcı olarak azaltılmış olur.

Tıbbi açıdan değerlendirildiğinde, radyofrekans enerjisiyle küçültülen konka dokusu kendisini kolayca yenileyen bir yapıda değildir. Bu nedenle, başarılı bir operasyon sonrası elde edilen nefes alma konforu genellikle uzun yıllar, hatta çoğu hastada ömür boyu devam eder. Klasik cerrahi yöntemlerin aksine mukoza yüzeyine zarar verilmediği için, burun etinin doğal nemlendirme ve filtreleme görevleri bozulmadan sadece hacmi kontrol altına alınmış olur. Bu denge, işlemin hem fonksiyonel hem de estetik açıdan kalıcılığını destekleyen en önemli unsurdur.

Ancak, konka radyofrekans kalıcılığı üzerinde hastanın genel sağlık durumunun da etkisi büyüktür. Eğer hastada tedavi edilmemiş şiddetli alerjik rinit veya yapısal bir kemik eğriliği (deviasyon) mevcutsa, vücudun savunma mekanizması dokuları zamanla tekrar uyarmaya çalışabilir. Yine de, müdahale görmüş bir burun eti hiçbir zaman operasyon öncesindeki o aşırı tıkayıcı formuna geri dönmez. Modern KBB uygulamaları içinde radyofrekans, kalıcılık ve konfor dengesi bakımından altın standart olarak kabul edilmektedir.

Burun Eti Yakılması Sonrası Tekrarlar mı? 

Burun eti yakılması sonrası tekrarlar mı endişesi, hastaların cerrahi müdahalelere karşı mesafeli durmasına neden olan yaygın bir sorudur. Teknik olarak konuşmak gerekirse, radyofrekans ile küçültülen bir dokunun nüks etme ihtimali oldukça düşüktür; ancak burun eti yaşayan, dinamik ve dış etkenlere tepki veren bir organdır. Sigara kullanımı, yoğun hava kirliliği veya kontrol altına alınmayan kronik sinüzit gibi faktörler, burun etlerinin yıllar içerisinde çok küçük bir oranda da olsa yeniden hacim kazanmasına zemin hazırlayabilir.

Nüks riskini minimize etmenin en etkili yolu, burun eti büyümesine neden olan kök faktörleri ortadan kaldırmaktır. Örneğin, bir hastada burun kemiği eğriliği varsa ve hava akımı burnun tek bir tarafına çok fazla baskı yapıyorsa, o taraftaki burun eti (kompansatuar hipertrofi) kendini korumak adına tekrar büyümeye meyilli olabilir. Bu nedenle uzman hekimler, kalıcı bir sonuç için radyofrekans işlemini genellikle bütüncül bir yaklaşımla planlar. Alerji yönetimi düzgün yapılan ve yapısal bozuklukları giderilen hastalarda nüks oranı neredeyse sıfıra yakındır.

Eğer nadir bir durum olarak burun etleri yıllar sonra tekrar şişerse, konka radyofrekansın en büyük avantajı olan “tekrar edilebilirlik” devreye girer. Bu işlem doku bütünlüğüne zarar vermediği ve skar dokusu bırakmadığı için, ihtiyaç halinde güvenle yinelenebilir. Ancak hastaların %90’ından fazlası için tek bir seans, ömür boyu sürecek rahat bir nefes yolculuğu için yeterli olmaktadır. Operasyon sonrası düzenli kontroller ve basit burun hijyeni kuralları, nüks riskine karşı en güçlü kalkanınızdır.

 

Sık Sorulan Sorular

Burun eti küçültme ameliyatı kalıcı mıdır?

Burun eti küçültme ameliyatı genellikle kalıcı bir tedavi yöntemidir. Fakat alerjik uyaranlara fazla maruz kalma durumunda tekrar büyüme görülebilir.

Burun eti büyümesi tekrarlar mı?

Burun eti büyümesi nadir de olsa tekrarlayabilir. Cerrahi müdahale veya diğer tedavi yöntemleri uygulansa bile, kişilerin genetik yatkınlığı, alerjik reaksiyonlar veya altta yatan diğer faktörler nedeni ile görülebilir. Tekrarlayan belirtiler ortaya çıkarsa, doktor tekrar bir değerlendirme yaparak tedavi planını güncelleyebilir.

Burun eti küçültme operasyonu ağrılı mı?

Burun eti küçültme işlemi esnasında lokal anestezi kullanıldığı için genellikle ağrı hissedilmez.

Burun eti küçültme ameliyatı fiyatları ne kadar?

Burun eti küçültme fiyatları, konkaların hipertrofi düzeyleri, burunda yer alan ek başka deformitelerin varlığı, anestezi türü (lokal veya genel) ve işlem yapılan kliniğe göre değişiklik gösterir.